Öncelikle selülitin birincil nedenlerini ele alalım:
Selülit aslında yağ hücrelerinden söz ediyoruz ama, burada şişmanlamaya yol açan fazla kilo olayından farklı bir olayla karşı karşıyayız. Selülit fazla miktarda yağ hücreleri olduğunu gösterir. Ancak bu hücreler iyice semirmiştir. Ayrıca hücreler arası her türlü değişimi engelleyen konjonktif doku kafesinde hapsolmuş, kullanılamaz durumdadır. Şişmanlıkta kişi çok yağlanmıştır ama, düşük kalorili beslenme sonunda yağları kullanılıp bedende eşit bir incelme gerçekleştirilir. Ne var ki selülitli bölgelerdeki sıkışmış yağ kullanılamadığı için bu bölgelerde bir değişiklik görülmez. Yani, selülit bütün zayıflama rejimlerine inatla karşı koyar.
İnsan selülitle doğmaz, genelde erişkin yaşlarda selülit ortaya çıkar. Bu da selülitin hormonal olgulara bağlı olduğunu gösterir. Hormonal düzensizlikler, folikülin hormonu,selüliti yaratan olgular. Östrojenin fazlalığı bir bakıma selüliti tetikler. Bu nedenle menopoz sonrası selülitte zayıflama görülür. Çünkü o zaman organizmada progesteron östrojenin yerini alır.
Selülit kalıtımla ilgili olarak da ortaya çıkabilir. Zira genetik yapımızda yağların nasıl gelişeceği kodlarla önceden belirlenmiştir. Hem anne, hem baba tarafında yağ fazlalığına ilişkin sorun varsa kız çocuğun ilk ergenlik belirtilerinden itibaren, daha sonra da hayatının değiik evrelerinde (gelişim çağı, hamilelik, menopoz) izlenmesi gerekir.
Dolaşım bozukluğu da selülite bir nedendir. Zira selülit ve damar yetmezliği birbirine paralel gider. Zira selülit damarları sarar ve sıkıştırır. Bu durum kandolaşımını zorlaştırır ve varişler meydana getirir.
Selülitin ikinci derecede nedenleri:
Selülitte ikincil nedenler çoğu zaman bizim hatalarımızdan kaynaklanan nedenlerdir ve şöyle sıralayabiliriz: Hareketsizlik, stres, kabızlık, dengesiz beslenme…





1 Yorum
Trackbacks